Hamilelerin Yememesi Gereken Besinler Listesi

Sağlık köşemiz için bu yazımızda sizlere hamileliğiniz süresi boyunca hangi besinlerden uzak durmanız gerektiğini nelere dikkat etmenizin gerektiğini anlatacağız. Hamilelik son derece önemli bir süreç beslenme alışkanlığınızda zararlı olan besinleri kesinlikle hayatınızdan çıkarmanız gerekmektedir. Hamileliğinizin en başından sonuna kadar sağlıklı, hormonsuz sebze ve meyvelerden bolca tüketiniz. İşte sizler için dikkat edilmesi gereken besinler.
Çay-kahve: Diğer yandan süt, yoğurt, ayran gibi besinler kalsiyum içerir. Kalsiyum kemiğe geçerek kemiği güçlendirir. Ancak ne yazık ki kafein, fitat ve tein içeren bu içecekler gebelikte bu kalsiyumu kemikten kana, oradan da idrara sürükler, kemikleri zayıflatır. 
Şekerli şuruplar: Tatlı tat için en güvenli olan az tatlı meyvelerin kendisidir, günde 1-2 porsiyon yeterlidir. Gestasyonel diyabet gelişiminin önlendiği, sağlıklı bir gebelik için glukoz, fruktoz, mısır şurubu içeren hazır paketli dondurma, reçel, bal, pekmez, meşrubat, çikolata, kakaolu fındık/fıstık ezmeleri, hazır meyve suları risklidir.
Hamile Besinleri
Kızartmalar: Yağdan “cız” sesi geldiğinde artık yağınız kimyasal olarak yanmış demektir. Tam o anda ölçtüğünüz sıcaklık besin kimyasında “yağın yanma noktası” olarak tanımlanır. Bu nedenle kanserojen olduğu bilinen sebze/et/hamur kızartmalarından uzak durun. Sağlığınızı ve bebeğinizi korumanın en güzel yolu çiğ zeytinyağıdır. Sebzelerinizi hafif diri kalacak şekilde pişirdikten sonra kişi başı 1 tatlı kaşığı çiğ zeytinyağı eklemeniz sağlık getirir. 
Beyaz un: Saflaştırılmış un ile üretilen, beyaz un, tüm beyaz hamur işleri, şehriye, erişte, makarna, pirinç yerine esmer ekmek, bulgur pilavı, kepekli makarna, leblebi, az tatlı olan meyveler vb. Böylece daha fazla vitamin, mineral ve lif almış olur, daha uzun süre tok kalabilirsiniz. Kuru meyveli, zeytinyağlı mini kepekli kurabiyeler deneyin. 
Maden suyu, soda, karbonat: Bunların tuzlu tat vermedikleri halde, tuz içerdiklerini biliyor muydunuz? Ödemleriniz artabilir, eller, ayaklar, göz kapakları her zamankinden daha şiş hale gelebilmektedir. Böylece daha kolay kilo alırsınız. Yemekleri çok iyi çiğnerseniz maden suyuna ihtiyaç duymazsınız.
Gazlı içecekler: İnsan vücudu oksijeni almaya, karbondioksiti atmaya programlıdır. Oysa gazlı içecekler, kana geçen karbondioksiti artırır ve kanda oksijen yüzdesi düşer. Bu içecekler eğer yüksek dozlarda alınırsa, bebeğin beynine ve bedenine ulaşan oksijen miktarını da azaltabilir. Annede halsizlik, zihinsel bulanıklık yapabilir. Hücre içinde enerjinin yakılması, dinamizm, zihinsel fonksiyonlar için oksijene ihtiyaç vardır. Oksijen hayatta kalabilme faktörümüzdür adeta. Spor yapmanın da, su içmenin de en temel özelliği oksijen girişini artırmalarıdır.
 Katkı maddeleri: Hem bebek hem de annede gen yapısında değişimlere yol açabileceği görüşü mevcuttur. Hatta obezite, bağımlılık, diyabet, kanser gelişimine yol açtığına dair bazı kanıtlar da vardır. Bu nedenle abur cubur tüketmek yerine alternatiflerini bulmaya çalışın. Örneğin: Çikolata yerine kakaolu süt içebilirsiniz. Bisküvi yerine esmer ekmeklerinize fırçayla zeytinyağı sürüp baharatla fırınlayabilirsiniz. Soruna takılmak yerine, güvenli çözümler üzerinde düşünmek sizin elinizde.

0 yorum:

Yorum Gönder