Su Türbini ve Hidroelektrik Santralleri Nasıl Kurulur?

Su türbinleri enerji için devasa bir adım olmuştur. İnsanoğlunun doğaya hükmetme arzusunun bir ürünü olan su türbinleri asırlarca insanlara hayatlarını kolaylaştırabilecekleri enerjiyi sağlamıştır. Günümüzde bu teknik evrimleşmiş olarak hala devam etmektedir. Hidroelektrik santrallerinde devam eden bu yöntem ile insanlık karanlıktan kurtulmuş, pek çok keşfinde bu sistemin sağladığı enerjiye ihtiyaç duymuştur. Doğanın bünyesinde barındırdığı muazzam potansiyel enerjinin kinetik enerjiye dönüşmesini sağlayan bu sistemin kimileri tarafından anlaşılması zor gibi görünse de aslında çok basittir. Peki potansiyel enerji kinetik enerjiye nasıl dönüşür? Kimi öğrencilerimize zor görünmesinin sebebi eğitim kurumlarımızın kalitesinin getirdiğini söylememiz yanlış olmaz. Bir kere su türbinini eline alıp inceleyemeyen öğrenci fen bilgisi dersinde hocasının elinde gördüğü sözde deney denilen yalanla ne kadar öğrenebilirse o kadar öğrenecektir elbette yada bir kere olsun su türbini yapmamış bir öğrenci ne kadar öğrenecekse o kadar öğrenebilecektir. Fen bilgisi kitaplarımızın komik içerikleri ile fen bilimleri öğrenmekte bir o kadar zordur. Her neyse bu konulara girince kendimi çok kolay kaybediyorum. Gelelim su türbininin çalışma prensibine ve günümüzde hidroelektrik santrallerine nasıl evrildiğine.
Alet: Su türbini
Mucit: Claude Bourdin
Tarih: 1824
Kategori: Mekanik
Su türbini, ilk olarak 1824 yılına Fransız maden mühendisi olan Claude Bourdin tarafından gerçekleştirilmiştir. Bir su değirmenine benzeyen bu aygıt, suyun hareketi ile dönen bir çark düzeninin yardımıyla bir dönme enerjisi yaratır. Fourneyron, geliş suyunu çarkın kanatlarına teğet olarak gönderme suretiyle türbini büyük bir çapta geliştirmiştir. Su türbinleri, alternatörlerle birleşerek, suyun kinetik enerjisini, elektrik enerjisine dönüştürürler. Peki hidroelektrik santralleri nerelere kurulabilir? Hidroelektrik santrallerinin kurulması için bölgenin belirli temel şartlara (potansiyel enerji miktarı, yer yüzü şekilleri vs.) uygun olması aranır. Bu şartların varolduğu bölgelerde santraller kurulmaktadır. Tabi bu santraller kurulduktan sonra doğaya vereceği zararı minimize etmek için belirli çalışmaların yapılması zorunludur (Örnek: baraj kenarlarının hemen ağaçlandırılması) Bu gibi uygulamalarla insanlığa hizmetin yanında kendisi ile barışık yaşamak zorunda olduğumuz doğaya da vereceğimiz zararı en aza indirebiliriz. Yapı bakımından su türbinine çok benzerlik gösteren buhar türbinleri ve gaz türbinleri, basınçlı buhar ya da gazla çalışırlar.

0 yorum:

Yorum Gönder